Anadolu Çocuklarının Ufkunu Açmak

0
8

İnsan, yaşadığı toplumla birlikte düşünür. Ne demek bu;
Birkaç yıl önce Bangladeş’teki Arakan kamplarını ziyaret etmiştim, o insanlar kamptan çıkamıyorlardı. Kimisine hayatta en çok istediği şeyin ne olduğunu sorduğumda, “Dakka’ya gitmek” demişti. Dakka, Bangladeş’in başkenti ama başkent olduğuna bakmayın eminim bu yazıyı okuyan insanların %99’u orada 3-4 gün geçiremez. Bir insanın en büyük hayali nasıl Dakka’ya gitmek olabilir ki diye düşünmüştüm. Sonuçta bir hayaldi bu, en iyisini istesene be adam. Aynı soruyu genç, yaşlı, çocuk birkaç kişiye sorduğumda cevap hep aynı mantıktaydı, en büyük 2.şehir, 3.şehir… bu böyle devam ediyordu. Ben ise neden Türkiye’ye gelmek istemiyor, diğer insanlar gibi neden Avrupa’ya, Amerika’ya gitmek istemiyor veya kendi memleketlerine yakın Hindistan, Pakistan, Çin gibi yerleri düşünmüyor diye sorduğumda oralar hakkında fikir sahibi bile olmadıklarını gördüm. Aynı olayın benzerini de Rize’de yaşayan tanıdığım bir lise öğrencisi üzerinden anlatayım. Lise bitti, üniversiteye başlayacak. Artık Rize bana ufak geliyor, büyükşehire gitmem lazım, ufkumun genişlemesi lazım diye düşünerek Trabzon’a gitti, e güzel insan Trabzon, Rize’den arabayla sadece 40dk uzaklıkta, öyle bir anlattın ki sanki İstanbul’a gelecektin. Ben demiyorum ki herkes atlasın İstanbul’a gelsin, Avrupa’ya, Amerika’ya gitsin; diyorum ki en azından gitsin görsün, ne olduğunu bilsin.

Çocuklarını okula yazdıracak ailelerle konuşup onlara kendimce akıl vermeyi seviyorum. Liseyi bitiren çocuğun annesi bana diyor ki: Benim kızım sınıf birincisi veya okul birincisi.

Türkiye’deki okul ve şube sayıları (2016-2017)

Okul TürüOkul SayısıŞube Sayısı (A-B-C gibi)
Ortaokul7.889216.836
Lise10.596230.276

Ben de o anneye şunu söylüyorum: Senin sınıf birincisi kızından Türkiye’de bu sene 230 bin tane daha var. Hangisi daha iyi? Sanıyor ki sadece onun kızı birinci J

Ben kimsenin zekasını kimseyle kıyaslamıyorum, tabii ki birinci olmuş iyi etmiş, ne güzel. Ama olay orada bitmiyor sadece. Nice birinciler var, bunu da bilsinler, memleketlerindeki eğitimde daha iyi eğitim veren yerleri de görsünler istiyorum.

Bir keresinde birkaç genci Boğaziçi, İTÜ ve YTÜ’de gezdirmiştim. (İstanbul Üniversite’sine almamışlardı, olaylar vs oluyor diye) Sadece kampüsü gezdik, binalara girdik çıktık, hepsi hemencecik moda girdi. Tamam biz buralara geleceğiz dediler. Sınıfın müsait olduğu birkaç derse girdik çıktık 5-10dk oturduk fikirleri değişti. 4 yıl boyunca düşündükleri fikirlerden vaz geçtiler. Ben istiyorum ki her yeri görebilsinler, fikirleri olsun, sonra yine gitsin memleketinde okusun, elbette oralarda da birileri okuyacak. İstanbul’daki adam da gitsin Avrupa’yı görsün, ama özünü unutmasın, daha kaliteli eğitim alacağı yeri görmek herkesin hakkı.

20 gün kadar önce bir arkadaşımla bu konuyu görüşürken konu şuraya vardı: Zengin bir ailenin çocuğu zeki olsa da olmasa da en iyi okullarda eğitimini alıyor, ilk 12 yıllık eğitimini en iyi özel okullarda alıyor, iyi bir üniversite kazanırsa gidiyor, kazanamazsa özel okul eğitimine devam ediyor, bir ihtimal yurt dışında parasıyla okuyor. Yüksek Lisans ve doktorasını bile bu şekilde tamamlıyor. Bizim bile şahsen tanıdığımız parayı verip doktora diploması alan tanıdıklar var. Bu şekilde okuyan bir adamın ne kendine, ne ailesine, ne memleketine bir faydası var. Diğer tarafta köyünde bin bir güçlükle okumaya çalışan, bir şeyler öğrenebilmek için elinden gelen her şeyi yapan bir çocuğumuz var. Ailesinin gücü yetmediği için bırakın özel okulu, okuma kitabı bulamayan çocuklar var. Yeni nesillerde bu sorunlar gitgide çözülse de hala çok var. Mesele memleket meselesiyse bu çocukların elinden tutmamız lazım. Zira, o fakir çocukların memleketin gelişimine katkısı, bizim zengin çocuklarımızınkinden çok daha fazla olabiliyor. Mesela memleketin kazanmasıysa bu işe bir el atmak lazım. Uzun zamandır bu konuda neler yapılabilir diye araştırıyoruz, yakın zamanda bir fikirle karşınıza çıkacağız, sizden de destek bekleriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*